Onların doları varsa, Kars’ın kaşarı var

Onların doları varsa, Kars’ın kaşarı var

Kars'ta bir süredir bir hareket, bir kıpırdanma var farkında mısınız?

Hayır hayır sadece turizmdeki çekiciliğinden, yörenin ilgi odağı olmasından değil, Kars’ın yani yerelin küresele kafa tutmasından söz ediyorum. Babacığımın memuriyetinden dolayı çocukluğum ve hatta ilk gençliğim de dahil olmak üzere o güzelim yıllarım memleketin nüfussuz kasabalarında ya da az nüfuslu ve pek de gelişememiş ilçelerinde geçti. 80'li, 90'lı yıllar düşünüldüğünde ya da kestirmeden söylemek gerekirse internetin, akıllı telefonların olmadığı hadi onları da geçtim bilgisayar denen cihazın henüz emeklediği o daktilolu yıllar düşünüldüğünde, köye ve köylüye yönelik tecrübem bir hayli fazla diyebiliriz. Muhabirlik yıllarımda bunun artılarını fazlasıyla gördüm. İşte o geleceğe dönük bir umut arayan köy ve kasabalarda yöreyi kurtaracak bir ‘mucize insan’ beklenirdi hep. O çaresizlikte başka da yapacak bir şey yoktu çünkü. Elden bir şey de gelmezdi açıkçası. O zeka yüklü müteşebbis kişi gelecek hayatları, ekonomileri düzeltecek ve oranın kral abisi ya da kraliçe ablası olacaktı. Çok beklediler benim yaşadığım kasabaların, ilçelerin sakinleri. Bazılarında oldu böylesi mucize insanlar ama çoğunda olamadı maalesef. O bahtsızlar da ne yapsın, ‘kader işte’ deyip razı oldular yaşamlarına

İlhan Koçulu Kars’ın ‘mucize insanı’ dır.

O ‘mucize insanı’ yakalayan yörelerdeki sakinlerin hissini, gözlerindeki parıldamayı en son, Pınar Kaftancıoğlu (İpek Hanım), Başak Pelister ve Şah Yaycı'nın organize ettiği İpek Hanım Çiftliği ile yaptığım Kars gezisinde yakaladım. Hem de yıllar yıllar sonra. Dünyanın dört bir yanında temizlik işçiliği dahil yapmadığı iş kalmayan saygıdeğer çiftçimiz, Karslı peynir üreticisi İlhan Koçulu bir köyün, bir yörenin ve bir geleneğin kaderini değiştirmeye soyunmuş, çok da başarılı olmuştu. Yerinde gittim, gördüm, inceledim. Nutkum tutuldu adeta. Mandırasıyla, merasıyla ve hatta inşa ettiği peynir müzesiyle gıpta edilecek işlere imza atmış abimiz. Kurduğu sistem için Avrupa’dan, ABD'den gelen uzmanların varlığını öğrendikçe de gurur ve onur duydum elbette. Koçulu ve yörenin çiftçileri, meşhur Kars kaşar ve gravyerinin bahtını değiştiren, dünyada önde gelen peynir çeşitlerine ve üreticilerine ‘biz de varız’ diyen, ar-gesiyle markalaştıran, coğrafi işaretli ürünleriyle dünya pazarlarında kendisine yer açan, globale kafa tutmasıyla kıskanılan bir emek koydu ortaya. Helal olsun.

Milli ve yerli, İpek Hanım Çiftliği

İlhan Bey, İpek Hanım Çiftliği'nin kurucusu Pınar Hanım'la da elele verip ürünlerini bizimle, dünyayla buluşturdu. Kalite ve fiyat politikası 10 numara. Düşünebiliyor musunuz! İtalya’nın Fransa’nın şan şöhret sahibi olmuş ‘üzerine tanımam’ denilen parmesanıyla yarışan ve hatta ona fark atan yıllanmış Kars kaşar ya da gravyerini TL cinsinden son derece ucuza alabilmeniz mümkün. Dövizin böylesine şahlandığı bir dönemde ‘doğru’ yerli ve milli ürüne sahip çıkmak gerekmez mi? Üstelik bu yerli şahane ürünleri tüketerek memleketin hayvancılığına, etine, sütüne, meracılığına, tarımına, kısacası taşına toprağına sahip çıkarsınız. Yöre insanının kazancına kazanç katlandığı gibi, bol çeşitli peynir üretiminin de merkezi şimdi Kars’ın Boğatepe Köyü sakinleri. Ne mutluluk verici değil mi? Türkiye'nin gençleri ve girişimcileri için müthiş bir örnektir İlhan Koçulu ve verdiği ona verdiği destekle İpek Hanım Çiftliği'nin emektar sahibesi Pınar Kaftancıoğlu. Bir kez daha can-ı gönülden kutlamak gerek-şart.

kasar.jpg

Kars’ta turist eksik olmuyor

Kars bu kış ve hatta dört mevsimiyle bu yıl yine bol bol turist ağırlayacak. Kesin bilgidir yayalım. Geçen yıla damgasını vuran Doğu Expresi'nin popülerliliği bu yıl da katlanarak artacak. Özellikle Kapadokya Yöresi'ne bol bol Uzakdoğu'lu getiren dev Dorak Grubu'nun , alternatif tatil olarak Kars ve yöresini ajandalarına alma isteklerini biliyorum. Böylesi bir turist akınına karşın otel ve yatak sayısında bir sıkıntı yaşanmayacağı söyleniyor. Zaten Katerina Saray Oteli'nin varlığı ve verdiği hizmet Kars'lı girişimcilere ilham olmuş durumda. Restaurantların önemli bölümü de son derece özgün, özel ve güzel. Ancak birçoğuna uygulanan ruhsat krizi yöre turizminin ayağına sıkılan en büyük kurşun. Yabancı turistlerin istekleri yedikleri, içtikleri ortadayken başta Vilayet olmak üzere saygıdeğer idarecilerimizin bu ruhsat hadisesinde biraz daha toleranslı olması şart. Anlayacağınız güzel kardeşlerim Kars kabına sığmıyor, İlhan Koçulu gibi insanlarıyla var olanın üstüne o briketleri sıraladıkça sıralıyor. Gravyere, kaşara sahip çıkarak, onu yücelterek, markalaştırarak küresel kafa tutarak küresel olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. İşte gerçek yerli ve millilik budur.

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kars Haber